Haber Detayı

‘Bir çocuğu sevgiyle büyütmek dünyaya yapılacak en büyük iyilik’
Kelebek hurriyet.com.tr
10/05/2026 07:00 (3 saat önce)

‘Bir çocuğu sevgiyle büyütmek dünyaya yapılacak en büyük iyilik’

Bazı kadınlar var; kimsesiz çocuklara yuva, sevgi ve umut olmaya çalışıyor... Tanzanya’da ihtiyaç sahiplerine yönelik yürüttüğü yardım faaliyetleriyle ‘Mama Turkey’ (Türk Anne) olarak anılan Yeşim Meço Davutoğlu ve Gana’da yoksul çocukların eğitimini destekleyen Sezi Kalkavan’la buluştuk; biyolojik bağların ötesine uzanan ve mesafeleri sevgiyle aşan çalışmalarını konuştuk.

Sezi Kalkavan47 (@sezi_kalkavan)‘YATAKHANELER YAPTIK, OKUL AÇTIK’ Sezi Kalkavan’ın yardım eli uzatma dürtüsü öğretmen anne-babasından gördüğü dayanışma kültüründen geliyor.

Şimdi Derneği’nin kurucusu Kalkavan, Türkiye ve Afrika’da yoksul çocukların eğitimini ve suya erişimini destekliyor.

Türkiye’nin doğusunda okullar, burslar ve çocuklarla başlayan gönüllülük yolculuğu, 2011’de tek başına çıktığı Gana yolculuğuyla Afrika’ya uzandı.

Gana’daki çocuklar için “Onlar benim çocuklarım” diyor ve anneliği, doğurmaktan çok emek vermek ve birlikte büyütmek üzerinden anlatıyor.◊Yolunuz nasıl düştü Afrika’ya?Bir sabah kalkıp Afrika’ya gitmedim.

Türkiye’yi köy köy gezdim, Doğu’da çalıştım.

Ama içimde Afrika’ya dair bir merak ve ‘cız’ vardı.

Gana’ya 2011’de tek başıma gittim.

Elektrik yoktu, su yoktu.

Fiziksel koşullar beni korkutmadı ama beni en çok etkileyen şey ‘Bu insanlar burada yapayalnız’ duygusuydu.

Her sabah çocuklarla ilgileniyordum.

Sonra kafam bir anda çalışmaya başladı. ‘Temiz su mu getirelim, güneş enerjisi mi yapalım, okul mu kuralım’ diye düşünüyordum.◊İşinizi gücünüzü bırakıp nasıl ve neden oraya gittiniz?Uzun yıllar kurumsal hayatta çalıştım.

Bununla birlikte de gönüllülüğe devam ediyordum.

Sonra ayrılıp kendi danışmanlık işimi yapmaya başladım.

Her zaman benim için dernek öncelikliydi.

Benim ana kimliğim hep buydu ve hayatta o istediğiniz şeye uygun olduğunuzda büyüleyici bir biçimde yolunuz açılıyor.◊Gana’da neler yaptınız?Yetimhanedeki 68 çocuk hayattaki birinci sorumluluğum.

Yani benim kendi canımdan önce gelen şey o çocukların sağlığı, güveni ve eğitimi.

Onlar benim çocuklarım.

Yatakhaneler yaptık, temiz su getirdik, güneş enerjisi kurduk, okul açtık.

Şimdi bazıları üniversiteye gidiyor.

Biz birbirimizi hiç bırakmadık.◊Evlat edinmeyi düşündünüz mü?Hep düşündüm.

Ama birini ayırırsam 68’ini de ayırmam gerekirdi.

Nüfusunuza geçirmenizin bir önemi yok ki.

Ben büyüttüm o çocukları.◊Farklı çalışmalarınız var mı?Tanzanya’da, Gambiya’da su ve tarım projeleri yürütüyorum.

Kuyular yapıp köylerin temiz suya ulaşmasını sağlıyorum.◊Hiç kendiniz çocuk sahibi olmayı düşündünüz mü?25 yaşında evlendim, çocuk sahibi olabilirdim.

Ama o zaman yapmak istediğim şeyi yapamazdım.

Dünyada birlikte büyütmemiz gereken çocuklar olduğuna inanıyorum.

İyi bir çocuk yetiştirmek, onu sevmek, güvende hissettirerek büyütmek zaten dünyaya yapılacak en büyük iyilik.Yeşim Meço Davutoğlu59 (@yesimmeco)‘ONLARIN BİR TEK OKŞANMAYA İHTİYACI VAR’ Yeşim Meço Davutoğlu, Tanzanya’da ihtiyaç sahiplerine yönelik yürüttüğü yardım faaliyetleriyle ‘Mama Turkey’ (Türk Anne) olarak anılıyor.

Yazarımız Ebru Erke’nin yönetmenliğini yaptığı ‘Mama Turkey’ adında bir belgeseli de olan Davutoğlu, 2018 yılında Tanzanya’da Aşure Yardım Vakfı’nı ve Aşure Vakfı Yetimhanesi’ni kurdu.◊Afrika maceranız nasıl başladı?Eşim 2011 Aralık ayında Tanzanya’ya büyükelçi olarak gitti.

Biz de 2012 yılının ocak ayında gittik.◊İlk gittiğinizde sizi en çok ne etkiledi?Yaşadığımız konut şahaneydi ama arka sokaklar berbattı.

Fakirlik çoktu.

Özellikle 2012 yılında daha az gelişmişti.

Oğlumuzla birlikte bir gün yetimhaneye gittik.

Durumu çok korkunçtu. ◊Sizi yardım çalışmalarına iten neydi?

Yardım etmeyi ailemde öğrendim.

Engelli bir halam vardı.

Ben büyüyünce halam benim çocuğum oldu.

Hayatım o halama bakmakla geçti genç kızlığımda.◊Yardım projeniz ilk nasıl başladı?Bir Osmanlı kaftanları defilesi yaptım.

Kapı kapı gezip bilet sattım.

O gelirle yetimhaneyi düzene soktuk. ‘Afrika’da 100 bisiklet’ kampanyasını başlattım. 10 günde 100 engelli bisikleti dağıttım.

Dikiş makinesi kampanyası başlattım.

Afrika’da su var, yeraltında var.

Dışarıya çıkaramıyorlar.

Ben sebil şeklinde yapıyorum.◊Albino çocuklarla ilgili de dernek kurdunuz...

Devlet bu çocukları kamplara koyuyor. 9 kamp olduğunu öğrendim.

Uçağa atladım, kamplara gittik.

Kampın durumu çok berbattı.

Süt aldım, oyuncaklar aldım.

Anneleri yanlarında yok, sokağa çıkıp oynayamıyorlar.

Çoğu cilt kanseri oluyor.

Yardım amaçlı derneği kurdum. ◊Tanzanya’da ‘Mama Turkey’ adıyla tanınıyorsunuz...

Bu lakabı ilk duyduğunuzda ne hissettiniz?Gözlerimin dolduğunu hatırlıyorum.

O gün bugün o ülkede anne oldum.

Benden büyükler bile ‘anne’ diye sesleniyor.◊Evlat da edinmişsiniz...Çok geç evlendik eşimle.

Hemen çocuğumuz oldu. “Başka çocuk istemiyorum” dedim ama Osman’ı tanıyınca iş değişti.

Annesi Osman 5 aylıkken vefat etmiş.◊Bu kadar çok çocuğun annesi olmak nasıl bir duygu?İnsanların en büyük ilacı sevgi.

Oradaki çocukları yediriyorum, giydiriyorum, mutlulukları için uğraşıyorum.

Onların bir tek okşanmaya ihtiyacı var.◊‘Mama Turkey’ adında bir de belgeseliniz var...TRT World belgesel çekmek istedi.

Her şey planlandı ama işler yolunda gitmedi.

Bağışçılarım aralarında para topladılar.

Belgeseli çeken Ebru Erke gönüllü olarak geldi.

Sadece kameraman parası verdik.

İlgili Sitenin Haberleri