Haber Detayı

'İhtiyaç, revizyon değil vergi reformu'
Ekonomi ekonomigazetesi.com
11/05/2026 07:02 (10 saat önce)

'İhtiyaç, revizyon değil vergi reformu'

Kurumlar Vergisi oranını sanayi sicil belgesine sahip işyerlerinde yüzde 12.5’e indiren, yurt dışındaki varlıkların Türkiye’ye getirilmesine vergi avantajları sağlayan, yurt dışı ve yurt içindeki menkul kıymetlerin kayda alınmasında da muafiyetler getiren düzenlemeye temkinli destek geldi.

HÜSEYİN GÖKÇE/ANKARA Kurumlar Vergisi oranını sanayi sicil belgesine sahip işyerlerinde yüzde 12.5’e indiren, yurt dışındaki varlıkların Türkiye’ye getirilmesine vergi avantajları sağlayan, yurt dışı ve yurt içindeki menkul kıymetlerin kayda alınmasında da muafiyetler getiren düzenlemeye temkinli destek geldi.

Ankara Ticaret Odası (ATO) Başkanı Gürsel Baran, vergi sistemindeki sık değişikliğin öngörülebilirliği azalttığını belirtirken, sürekli değişim olmaması için sistemde bir reformun şart olduğunun altını çizdi.

Yeni Ekonomi Danışmanlık A.Ş Kurucu Ortağı Nazmi Karyağdı vergi aflarının bir daha gündeme gelmemesi için acilen reforma ihtiyaç duyulduğunu belirtirken, yurt içindeki varlık barışının kayıtlı ekonomiye olumsuz etkisi olacağını bildirdi.

Güncel Grup Kurucu Ortağı YMM Yılmaz Sezer, yurt dışındaki Türk varlıklarının Türkiye’ye getirilmesinin zor olduğunu belirtirken, Dubai’deki başıboş fonların ise sağlayacağı yarar ve zararın iyi analiz edilmesi gerektiğini söyledi.

Vergi Uzmanı Deniz Eresin, genel olarak düzenlemeleri olumlu bulurken, daha önce çıkarılan varlık barışı uygulamalarında ‘inceleme yapılmayacağı’ beyanına karşılık inceleme yapılmış olmasının sistemde arzu edilen başarının yakalanamamasına yol açtığını hatırlattı.

KARYAĞDI: TÜM MÜKELLEFİ KAPSAYACAK TEK ORANA GEÇİLMELİ Yeni Ekonomi Danışmanlık AŞ Kurucu Ortağı Nazmi Karyağdı, güncel ekonomik gelişmelere uyum sağlamayı, artan petrol fiyatları nedeniyle ortaya çıkan ek döviz ihtiyacını karşılamayı amaçlayan yeni vergi düzenlemeleri ‘yerinde ve zamanında yapılmış’ olarak nitelendirdi.

Buna karşılık, ekonominin tüm çarklarını uyum içinde döndürmenin ve refah toplumuna gitmenin yolu vergide adaletten ve kapsayıcılıktan geçtiğini belirten Karyağdı, özellikle kurumlar vergisinde tüm mükellefleri kapsayacak tek oranlı sisteme dönüşmesi gerektiğine işaret etti.

Yurt dışı varlık barışının cari açığın azalmasına olumlu etki yapacağını söyleyen Nazmi Karyağdı, “Varlık barışı ve matrah artırımı gibi halk arasında vergi affı olarak ifade edilen düzenlemelerin devre dışı kalabilmesi için vergi oranlarını düşüren, vergi ödeyicisi tabanını genişleten, mükellef haklarını önceleyen reformlara acilen ihtiyaç vardır” dedi.

SEZER: YURT DIŞINDAKİ TÜRK VARLIKLARININ GELMESİ ZOR Uygulanan faiz ve kur politikasıyla ekonominin daralarak kâr marjının azaldığını söyleyen Güncel Grup Kurucu Ortağı YMM Yılmaz Sezer, gelinen noktada sektör temsilcileri yanı sıra bankacıların bile sıkı tedbirlerin gevşetilmesini talep ettiğini bildirdi.

Amme alacaklarının 72 ayda tahsilatının uzun ödeme süresi nedeniyle mükellef üzerinde olumsuz etki yaratabileceğine vurgu yapan Sezer, buna karşılık teminatsız yapılandırılacak tutarda üst sınırın 1 milyon liraya çıkarılmasının, borçların yüzde 98.6’sı 1 milyon lira altında olduğu için doğru bir uygulama olduğunu anlattı.

Varlık barışında getirilen paranın devlet iç borçlanma senedi, kira sertifikası gibi araçlarda değerlendirilmesi halinde süreye bağlı olarak verginin yüzde 0 olacağını vurgulayan Sezer, yurt dışına yatırımlarının arttığı bu dönemde geri dönüş beklemek bence fazla iyi niyetli düşünmek olacağını ifade etti.

Yılmaz Sezer, Dubai’deki başıboş fonların Türkiye’ye getirilmesi amaçlanıyorsa da bunun getirisi ve götürüsünün iyi analiz edilmesi gerektiğini anlattı.

Sezer farklı mükellef gruplarına farklı vergi oranlarının vergi tekniği ve vergi adaleti açısından olumlu değerlendirilmediğini bildirdi.

ERESİN: İNCELEME OLMAYACAĞI SÖYLENİP İNCELEME YAPILINCA GÜVEN SARSILDI Türkiye’de 2008 yılından bu yana yedi farklı varlık barış düzenlemesi yapıldığını dile getiren Vergi Uzmanı Deniz Eresin, bunların tamamının beklentilerin altında kaldığını ve ‘başarısızlık’ olarak nitelendirilebilecek sonuçlar verdiğini kaydetti.

Varlık Barışının sisteme kayıtlı para getirse de vergi adaletini bozması, kara para aklama şüpheleri ve çok sık çıkması nedeniyle güvenilirliğini yitirmesinin temel başarısızlık sebebi olduğunu aktaran Eresin, “Türkiye’ye getirilen paraların kesinlikle vergi incelemesine tabi tutulmayacağını beyan edildiği halde incelemeye tabi tutulmuştur bir kısım paralar bu da güveni sarsmıştır” dedi.

Türkiye’de vergi sisteminin daha adil, basit ve anlaşılır hale getirilmesi için kapsamlı bir vergi reformu ihtiyacı uzun süredir gündemde olduğunu kaydeden Deniz Eresin, “Ülkemizde bir vergi reformu yapılacaksa öncelikle verginin tabana yayılması ve dolaylı vergilerin yükünün azaltılması, farklı oranların sektörel zorluklar yarattığı ve tahsilatı olumsuz etkiledi gerekçesiyle KDV’de tek oranlı sisteme geçirilmesi vergi açısından en büyük reform olabilecektir” diye konuştu.

Maddelere ilişkin de değerlendirmede bulunan Eresin, amme alacaklarının tescilinde taksit sayısının 72’ye, teminatsız tecil miktarının 1 milyon liraya çıkarılmasının vergi ve SGK’ya borcu olanları finansal olarak rahatlatacağını söyledi.

Eresin, verilen önergeyle imalatçı ihracatçılar için kurumlar vergisi indirimi geri çekilmiş gibi görülse de sanayi sicil belgesine sahip ve fiilen üretim yapanlar dahil daha fazla mükellefin indirimden yararlanacağını dile getirdi.

Teklifin genelinin vazgeçilen vergi oranına karşılık, çarpan etkisiyle bir çok sektörün büyümesine olanak sağlayacağına vurgu yapan Deniz Eresin, varlık barışının mükellef olmayanlar içinde uygulanacak olmasının kayıt dışı faaliyette bulunanların da sisteme girişine katkı sağlayabileceği öngörüsünde bulundu.

Baran: Sık değişiklik olmaması için kayıtlı ekonomiyi ve adaleti esas alan bakış açısı gerekiyor Yeni düzenlemenin üretim ve yatırım ortamına pozitif katkı sağlayacağına inandığını söyleyen ATO Başkanı Gürsel Baran, atılan adımların kısa vadeli kalmaması için vergi sisteminin bütünsel reformla ele alınması gerektiğini bildirdi.

Üretim ve yatırımı teşvik eden her adımı değerli bulduklarını dile getiren Gürsel Baran, vergi sisteminin sürekli ve parça parça değişikliklerle yönetilmesinin hem mükellef hem de kamu açışından sürdürülebilir olmadığını ifade etti. “Vergi sisteminde yapılan her yeni düzenleme, sistemin başka bir alanında yeni ihtiyacın ortaya çıkmasına neden oluyor” diyen Baran, "Vergi sisteminde sürekli değişikliğe ihtiyaç duyulmaması için üretimi, yatırımı, ihracatı, kayıtlı ekonomiyi ve adaleti esas alan bütüncül bir bakış açısı ile yeniden değerlendirilmesi gerekiyor" diye konuştu.

İş dünyasının yatırım planlarını günlük ya da yıllık değil uzun vadeli yaptığını dile getiren Baran, sürekli değişen vergi düzenlemelerinin öngörülebilirliği zayıflattığını vurguladı ve 20 yıl önce reform niteliği taşıyan Kurumlar Vergisi Kanununun sık değişiklikle yamalı bohçaya döndüğünü belirtti.

Kamu alacakları nedeniyle borç miktarının üzerinde tüm banka hesaplarına e-haciz uygulandığını dile getiren Gürsel Baran, bunun da işletmelerin ticari faaliyetlerini durma noktasına getirdiğini söyledi.

KDV’nin de birden fazla oranda uygulanmasının işletmeler üzerinde devreden KDV yükü biriktirdiğine değinen Baran, burada da sistemin sadeleştirilerek iade süreçlerinin hızlandırılmasını istedi.    

İlgili Sitenin Haberleri