Haber Detayı
Eşini öldüren sanık için ‘haksız tahrik’ uyuşmazlığı
Diyarbakır’da eşi Aygül Gülner’i kızının gözü önünde bıçaklayarak öldüren Recep Gülner’e verilen cezada “haksız tahrik” indirimi uygulanıp uygulanmayacağı konusunda Ağır Ceza Mahkemesi, İstinaf ve Yargıtay arasında görüş ayrılığı oluştu. Dosyada son kararı Yargıtay Ceza Daireleri Genel Kurulu verecek.
Diyarbakır’da kızının gözü önünde bıçaklanarak öldürülen üç çocuk annesi Aygül Gülner (37) cinayetiyle ilgili kocası Recep Gülner Ağır Ceza Mahkemesinde ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırıldı.İstinaf Mahkemesi kadından kaynaklanan haksız tahrik olduğu gerekçesiyle kararı bozdu.Yerel mahkeme bozma kararına direnip sanığı ikinci kez indirimsiz ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırdı.Bunun üzerine İstinaf Mahkemesi, kendi duruşma açarak yaptığı yargılamada, sanığın eşiyle tartışıp kahvehaneye gittiğini, eşinin ise evi ateşe verip çocuklarıyla Antalya’ya gittiğini, sanığın eşini ikna edip geri getirttiğini, çocuklarını havaalanında karşıladıktan sonra eşiyle birlikte gezmeye çıktıklarını belirtti.İstinaf, barışan çiftin otele gittiğini ve burada cinsel birliktelik yaşadıkları, sanığın erken boşalma rahatsızlığı nedeniyle aksi sabit olmayan sanık savunmasına göre kadının eşine, “İki vuruşluk adamsın” dediği ve otelden ayrılarak baldızının evine gittiklerini ifade etti.Kadının sıkıldığını belirterek eşiyle birlikte dışarı çıktıkları, kadının eşine, “Bu iş olmayacak, benden vazgeç, beni doyuramıyorsun” dediği eve dönüş yolunda araçta tartışarak karşılıklı küfürleştikleri, pazarcılık yapan sanığın taşıdığı bıçakla eşini 17 yerinden bıçaklayarak öldürdüğünü belirtti.İSTİNAF TAHRİK VAR DEDİ 24 YIL CEZA VERDİİstinaf, evi ateşe verip çocuklarıyla Antalya’ya giden Aygül Gülner’i eşinin ikna edip geri getirttiği, evliliğini kurtarmak için eşini ve çocuklarını havaalanında çiçek ve hediyelerle karşıladığını, ancak sanıkta var olan cinsel sağlık sorunu nedeniyle kadının eşine sarf ettiği sözler ve küfürlü konuşmaları nedeniyle sanıkta meydana gelen öfke ile öldürme olayının meydana geldiği ve cinayeti, kadından kaynaklanan haksız tahrik altında işlediği için Ağır Ceza Mahkemesinin verdiği ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının kaldırılarak 24 yıl hapisle cezalandırılmasına oy birliğiyle karar verdi.
İyi hal indirimi ise uygulamadı.YARGITAY TAHRİK YOK KARAR HUKUKA AYKIRIYargıtay 1.
Ceza Dairesi ise Ağır Ceza Mahkemesi kararının doğru olduğunu, istinafın tahrik uyguladığı kararın ise yanlış olduğuna hükmetti.
Yargıtay bozma kararında, kadının evi terk edip Antalya’ya gittikten sonra eşini aldattığına dair cep telefonunun incelenmesinde başka bir erkekle ilişki kurduğuna dair veriye rastlanılmadığı, bu durumu çocuklarının da doğrulamadığını belirtti.
Bilirkişi raporunda, telefonun sıfırlanmış olabileceği de dikkate alındığında, çiftin otelde kalmış olmaları nedeniyle sanığın soyut iddialarının haksız tahrik nedeniyle indirime esas alınamayacağını, kadından eşine karşı haksız tahrik teşkil eden söz veya davranış bulunmadığı halde, yanılgılı değerlendirme ve yetersiz gerekçe ile sanığa haksız tahrik indirimi uygulanmasını hukuka aykırı buldu.
Dosyayı İstinaf Mahkemesine geri gönderdi.İSTİNAF DİRENDİ: KADININ SÖZLERİNDE TAHRİK VAR İstinaf Mahkemesi de Yargıtay’ın bozma kararına direnip olayda haksız tahrik olduğunu vurguladı.
Sanığın evliliğini kurtarmaya çalıştığı ancak var olan cinsel sağlık sorunu nedeniyle eşinin sarf ettiği sözlerden dolayı yaşadığı öfke altında cinayeti işlediği için sanığı ikinci kez 24 yıl hapisle cezalandırdı.
Sanığın savunmanın aksine bir delil olmaması nedeniyle savunmanın çürütülememesi ve evlilik birliğini tekrar kurmaya çalışması, şüpheden sanık yararlanır ilkesine göre Yargıtay'ın bozma görüşüne iştirak edilmeyerek bozma ilamına oy birliğiyle direnilmesine karar verildiğine dikkat çekildi.Ağır Ceza Mahkemesinin istinaf kararına, İstinaf Mahkemesinin ise Yargıtay kararına direnmesi üzerine olayda haksız tahrik olup olmadığının belirlenip kesin karar verilmesi için dosya Yargıtay Ceza Daireleri Genel Kuruluna gönderildi.BENİMLE 20 YIL TESETTÜRLÜ YAŞADISanık Yargıtay’a yaptığı başvuruda, “Sevgililer gününde ona cep telefonu hediye almıştım.
Eşim evimizi ateşe verip kızımı da alarak Antalya’ya gitti.
İkna edip geri getirdim.
Traş olup takım elbisemi giyinip çiçek, çikolata ile onları havaalanında karşıladım.
Oturduğumuz evi beğenmediği için yeni ev tuttum, eşimi de çocuklarımı da çok seviyordum.
Eşim başkalarıyla görüşüyordu.
Olaydan önce otele gittik.
Eşimin benden soğuduğunu hissettim.
Aracı yol kenarına çekip, ‘Niye soğuksun’ dediğimde ise ‘Söyleyeceğimi söyledim, senden ayrılmak istiyorum, kendime birini buldum.
Eşim 20 yıl benimle tesettürlü yaşadı.
Başını açmasına rağmen onu kabul ettim” dedi.BABAM KISKANÇLIK KRİZİNE GİRİP ANNEMİ ÖLDÜRDÜAnnesi gözleri önünde öldürülen Helin Gülner ise istinafın bozma gerekçeleri sorularak yeniden alınan ifadesinde, “Babam annemi çok kıskanıyordu.
Sürekli kavga ediyorlardı.
Annem, babamla tartışınca Antalya’ya gittik.
Babam pişman olup bizi ikna edince geri döndük.
Eve gitmek için yola çıktığımızda babam anneme, ‘Elimi tut’ dedi.
Annem de ‘Hayır’ deyince babam anneme, ‘Sen beni beğenmiyorsun’ dedi.
Annem de, ‘Ben artık boşanmak istiyorum, seni istemiyorum, sen erkek değilsin, adam değilsin, bana yetemiyorsun’ gibi laflar etti.
Birbirlerine argo kelimeler çok kullandılar.
Bildiğim kadarıyla annemin sevgilisi yoktu.
Annem biz Antalya’ya gitmeden önce evimizi yakıp ateşe verdi, Evi beğenmediği için babam bize başka bir ev tutmuştu.
Babam aracı durdurup annemi bıçaklayınca korkup kaçtım ve 155’i aradım” dedi.