Haber Detayı

TÜBİTAK ve MSB AR-GE özel sektörle yarışa girdi
Savunma sanayi ekonomim.com
12/05/2026 00:00 (10 saat önce)

TÜBİTAK ve MSB AR-GE özel sektörle yarışa girdi

Savunma sanayiinde Türkiye’nin geliştirme ve üretim faaliyetlerinde kamu ve özel sektör çeşitli ürünlerle boy gösterdi. Böylece, TÜBİTAK SAGE’nin yanında, kamusal bir AR-GE merkezi daha sahneye çıkmış oldu.

MEHMET KAYA / ANKARA SAGE geliştirdiği güdümlü ve güdümsüz mühimmatlar özellikle insansız hava araçlarında kullanılmış ve fark yaratmıştı.

MSB AR-GE ise çok geniş bir alana yönelik ürünleriyle öne çıktı.

Her ne kadar SAHA 2026’da Milli Savunma Bakanlığı’nın YILDIRIMHAN kıtalararası füzesi çok öne çıktıysa da GÜÇHAN turbojet motoru da önemli bir aşamayı simgeliyor.

Böylece Milli Savunma Bakanlığı, Tersaneler Genel Müdürlüğü ve KİT statüsünde ancak kanuni olarak her türlü temsil ve yönetimi MSB tarafından yürütülen Askeri Fabrika ve Tersane İşletme A.Ş. (ASFAT) yanında üçüncü büyük savunma sanayii yapılanmasını öne çıkarmış oldu.

Savunma sanayiinde ise şirketler ve üniversiteler yanında, bir güç merkezi daha kamuoyuna tanıtıldı.

Savunma sanayiinde ABD savunma bakanlığının sahibi olduğu DARPA doğrudan silahlı kuvvetlerin dahil en yaygın bilinen AR-GE kurumu durumunda.

Türkiye de benzer bir yapılanmayı ortaya çıkarmış oldu.

Üretim yapılanması belirsiz MSB AR-GE tarafından sergilenen YILDIRIMHAN füzesi ve GÜÇHAN jet motoru yanında, helikopterler için geliştirilen ONUR turbo şaft motoru da ilan edilmiş oldu.

SAHA EXPO 2026’da ilk kez tam ölçekli maketleri gösterilen bu ürünlerin üretimiyle ilgili ise henüz net bir açıklama yapılmadı.

GÜÇHAN’ın test ve denemeler için 10 adet üretildiği bilgisi verildi.

AR-GE ve test-iyileştirme için olsa da bu sayıda motorun üretilmiş olması önemli bir yeteneğe işaret ediyor.

MSB’nin idaresindeki askeri fabrikalarda yıllardır hem her türlü hava platformu hem de motorlar için tüm bileşenlerin sökülüp, bakımının ve gerektiğinde yenilemesi ve kalibrasyonunun yapılabildiği “depo seviyesi bakım” yeteneği bulunuyor.

ASFAT bünyesinde hava, kara ve deniz taşıt ve sistemleri için çeşitli yetenek seviyelerinde 27 fabrika ve 10 tersane bulunuyor.

Bu fabrikalardan 3’ü dikimevi 1’i ilaç üretiyor.

Öte yandan, Türkiye’de uçak motoru üretimine yönelik en kapsamlı faaliyette olan fabrika, TUSAŞ ve GE ortaklığıyla kurulan TEI bulunuyor.

Bu şirket halen çeşitli tipte lisans altında motorlar üretirken, diğer yandan başta SSB şirketi TRMotor ile birlikte başta KAAN olmak üzere TUSAŞ tarafından üretilen ve geliştirme safhasında bulunan platformlar için jet ve turbo şaft motor geliştirme faaliyetlerini sürdürüyor.

Farklı tipte veya görece küçük oranlarda ürünler olsa da KALE Havacılık seyir füzeleri için jet motoru üretimi, ALP Havacılık ise hassas üretim yeteneği gerektiren başta güç aktarım organı bileşenleri olmak üzere havacılık imalatı yeteneği bulunan şirketler arasında yer alıyor.

Roket ve füzede Roketsan hakimiyeti Roket ve füze üretiminde ise hali hazırda ROKETSAN dışında büyük üretim yeteneği olan şirket bulunmuyor ancak bu alanda başta BAYKAR olmak üzere ilgi duyan şirketler olduğu biliniyor.

ASELSAN da Çelik Kubbe’nin ana yüklenicisi olarak çeşitli roket sistemi üretimi yeteneğini bünyesinde barındırıyor ve bu alanda büyük bir üretim yatırımını sürdürüyor.

Savunma sanayiinde MSB daha önce sadece sahip olduğu yüksek tersane kapasitesiyle MİLGEM üretimlerinde büyük ölçekli üretim yapmıştı.

Kara ve hava platform ve sistemlerinde ise Türk Silahlı Kuvvetleri Güçlendirme Vakfı şirketlerinin ağırlıkta olduğu bir yapı benimsenmişti. 2018’de daha önce komutanlıklarda bulunan askeri fabrika ve tersanelerin ASFAT çatısı altında tek bir şirkette toplanması sonrası da görece az sayıda platform üretimi dışında ikmal ve bakım temelli hizmetler sağlanmıştı.

MSB AR-GE’nin geliştirmekte olduğu motor ve füzelerin başarıya ulaşması halinde bunların üretimlerinin de nerede yapılacağı, TSKGV şirketleri ve özel sektör arasında ne yönde tercih yapılacağı önem taşıyacak.

GÜÇHAN nakliye uçaklarına güç verecek Tam ölçekli maketi gösterilen GÜÇHAN motoru halen geliştirme aşamasında bulunan KAAN Savaş Uçağının ötesinde bir gelişim alanını akla getirdi.

KAAN prototiplerinde kullanılan F110-GE-132 motorunun, art yakıcısız gücü yaklaşık 32 bin 500 lbf (libra force) olarak biliniyor.

TUSAŞ-GE ortaklığı TEI’nin geliştirmekte olduğu TF35000 ise kodundan da anlaşılacağı gibi 35 bin lbf olarak tasarlandı.

GÜÇHAN’ın ise 42 bin lbf güçte olacağı belirtildi.

Bu güç, KAAN’ın tasarımından öteye, KAAN’ın ileri versiyonları ya da 6. nesil bir savaş uçağının ihtiyaç duyduğu gücü sağlaması yanında, küresel ölçekte ağır nakliye uçaklarını da işaret ediyor.

Örneğin, halen ABD’nin kullandığı 127 ton taşıyabilen Globe Master C-5 Galaxy her biri 50 bin lbf güçte (GE CF6-80C2 F138) 4 motorla tasarlandı.

Yine ABD’nin envanterindeki en fazla ağır nakliye uçağı C-17 Globe Master her biri 40 bin 400 lbf gücünde 4 adet F117-PW-100 motoruyla 77 ton yük taşıyabiliyor.

Türkiye’nin de kullanıcısı olduğu A400M uçağı ise turboprop motor kullandığı için farklı güç birimi olarak 11 bin shp ile 37 ton yük taşıyabiliyor.

GÜÇHAN, tüm bu motorlar içinde iki motorla orta sınıf, 4 motorla ise süper ağır sınıf nakliye uçaklarına güç verebilecek bir tasarıma gidiyor.

İlgili Sitenin Haberleri