Haber Detayı
Fenerbahçe'deki başkanlık seçimi çantada keklik mi?
Fenerbahçe'nin her sezon "bu yıl her şey farklı olacak" diye açılan o temiz sayfa, mürekkebi kurumadan yine karalandı, sonra da yırtılıp...
Fenerbahçe'nin her sezon "bu yıl her şey farklı olacak" diye açılan o temiz sayfa, mürekkebi kurumadan yine karalandı, sonra da yırtılıp atıldı.
Şimdi sıra kara kaplı deftere geldi: yine seçim.İkisi olağanüstü olmak üzere üst üste üçüncü yılını sandık başında geçiren Fenerbahçe, gelecek sezon olağan kongreyle dördüncüyü de tamamlayacak.
Galatasaray dört yıllık şampiyonluk silsilesini örerken, Kadıköy bu yılları oy pusulasıyla harcadı.
Tek başına bu tablo, kulübün içine düştüğü kuyunun derinliğini anlatmaya yeter de artar bile.Belirsizliği gelenek, düzensizliği kural haline getirmiş hiçbir yapı, ne futbolda ne de hayatın başka bir köşesinde başarıyı yakalayamaz.
Ama beğenelim beğenmeyelim, bir ay sonra Fenerbahçe'nin başında yeni bir isim olacak.Mehmet Ali Aydınlar'ın son virajda direksiyonu kırıp adaylıktan çekilmesiyle masada iki kişi kaldı: Hakan Safi ve Aziz Yıldırım.Biri ömrünün uzun bir dilimini Türk futboluna ve Kadıköy'e adamış, eskimiş ama unutulmamış bir efsane.
Diğeri ise Ali Koç döneminin yönetim koridorlarında parlayan, yeni yeni tanınan bir iş insanı.Açık konuşalım: Camianın gözünde "işte kurtarıcı geliyor" hissini uyandırmıyorlar.
Ali Koç'un başarısız geçen yedi yılının ardından Sadettin Saran'a sıkı sıkı tutunan taraftar, uyuşturucu operasyonu, ara transferdeki felaket kararlar ve elden kayıp giden şampiyonluk sonrası yeni bir umut kapısı arıyor.Lakin ne Yıldırım'ın ne de Safi'nin bu boşluğu hakkıyla doldurabileceğine dair piyasada ciddi şüpheler var.
Gelin nedenlerini birlikte deşelim.YORGUN BİR SAVAŞÇI: AZİZ YILDIRIMYirmi yıl boyunca koltuğun sahibi olan Aziz Yıldırım, özellikle ilk dönemindeki stat, tesis ve amatör branş hamleleriyle kulübe çağ atlattı.
Bunu kimse inkar edemez.2001-2011 arasında kazanılan beş Süper Lig şampiyonluğu, Fenerbahçe'yi yalnız sahada değil bilançoda ve kurumsal kimlikte de rakiplerinden birkaç adım öne taşıdı.Ne var ki 3 Temmuz 2011 kumpası, hem kulübün hem de bir yılını demir parmaklıklar ardında geçirecek olan başkanın kaderine kara bir mühür vurdu.
Kapanmayan yaralar açtı o süreç.Fenerbahçe'yi Avrupa devleri ile kıyasalanacak seviyeye çıkaran Yıldırım, başkanlığının son döneminde ise, yıllarca kapanmayacak bir borç sarmalının içine sokan lider konumuna düştü.2018'de Ali Koç karşısında alınan ağır mağlubiyet — sandıktan çıkan 16.092'ye 4.644'lük tablo bir tarafa, kongrede kendisine yönelen yaralayıcı tezahüratlar bir tarafa — Yıldırım devrinin perdesinin indiğini ilan ediyordu.Yıllarca köşesine çekildi, sustu, izledi.
Sonra 2023'ten itibaren muhalefetin yeniden bayraktarı oldu.SANDIĞI 'ÇANTADA KEKLİK' Mİ SANIYOR?Bugün geldiğimiz noktada Aziz Yıldırım, yarışın favorisi koltuğunda oturuyor.2024'te aldığı 10.483 oy, koca bir muhalefet duvarına rağmen önemli bir kütle.
Lakin Fenerbahçe'nin şişen üye sayısı ve değişen kongre dokusu, beklentileri tepetaklak edebilir.En taze örnek ortada.
Saran, Ali Koç'u sadece 257 oyluk bir kıl payıyla tahtından indirdi.
Yedi yılda sıfır Süper Lig kupasına rağmen Koç'a 12.068 oy çıkaran bir tabandan söz ediyoruz.Demek ki sandık başında işleyen denklemde futbol skorlarının yanı sıra başka değişkenler de var.
Bunu görmezden gelmek saflık olur.Yıldırım'ın teknik direktör tercihini seçim sonrasına ertelediğini açıklaması ise iki şekilde okunabilir.
Ya sandığı çantada keklik görüyor ya da düşündüğü ismi kongreye kadar yıpratmamak için kartlarını göğsüne yapıştırıyor.Hangisi olursa olsun risk büyük.
Hele ki taraftarın hala bir önceki devre transferin acısını çiğnediği bu günlerde, hoca ve transfer vaadi seçimin gidişatını doğrudan belirleyecek bir kantar.
Bunu ıskalamak, sandıkta hesabı tutmamak demektir.SAFİ'NİN CAMİADAKİ KARŞILIĞI NEDİR?Hakan Safi'nin kulüp üyeliği 1998'e dayanıyor.
Ailesi de iş dünyasının hatırı sayılır hanedanlarından.
Ama adı camianın diline son birkaç yılda dolandı.Süper Lig'de birden fazla kulübe sponsor olması, futbol haricindeki branşlara serpilen yatırımları, 2024 kongresinde Ali Koç yönetiminin masasına oturmasının kapısını araladı.2025'te Forbes'un Türkiye'nin En Zengin 100'ü listesine 61. sıradan girmesi ve son iki yıldır kulübün transfer kasasına yaptığı maddi katkılar, ona ekonomik açıdan sağlam bir profil çizdirdi.Ne ki Ali Koç günleri Kadıköy'e şunu öğretti.
Para her kapıyı açmıyor, açtığı kapının arkasında her zaman saadet yatmıyor.
Bu tecrübe, Safi'nin mali avantajını sandık başında bir miktar törpüleyecektir.Kongre üyeleri arasında Yıldırım'ınki gibi kemikleşmiş bir tabanı yok.
Ancak gençleşen ve yenilenen kongre profilinde merak uyandırdığı da bir gerçek.Yıldırım'ın hoca ve transfer konusunda ağırdan aldığı şu dakikalarda, Safi'nin aradaki farkı kapatmak için tek silahı bu iki konuda hızlı ve etkileyici hamleler yapmak.
Her gün bir başka Avrupa devinin kapısında poz veriyor olması da bundan zaten.CAMİA İCRAATE BAKACAKLakin laftan değil icraattan beslenmeyi Saran döneminde sindiren bu camiayı ikna etmek için elinde kısıtlı bir zaman ve kapatılması güç bir mesafe var.Söz çok, vakit az.
Ezber bozdurmak istiyorsa, masaya somut bir şeyler koymak zorunda.Acele ile menzil alınmaz, ama eli ayağı dolaşan da varacağı yere varamaz.Bu seçimin ruhu da işte tam bu cümlenin iki yakası arasında bir yerde duruyor.