Haber Detayı
Yaratıcı yıkımı semt pazarında öğrendi
Türk akademisyen Prof. Dr. Ufuk Akçiğit, “Bilim Madalyası” aldığı törende, yaratıcı yıkımın etkilerine değindi. Bu kavramı uygulamalı olarak semt pazarında satıcılık yaparken öğrendiğini anlatan Akçiğit, “Atılım yapmak isteyen her ülkenin temel bilime ihtiyacı var” mesajları verdi.
Recep ERÇİNKoç Üniversitesi Rahmi M.
Koç Bilim Madalyası Prof.
Dr.
Ufuk Akçiğit’e takdim edildi.
Akçiğit, ekonomi bilimine uluslararası düzeyde öncü katkıları ve özellikle inovasyon, verimlilik, girişimcilik, gelir dağılımı ve sosyal mobilitenin teorik ve ampirik alanlarında gerçekleştirdiği çalışmalar nedeniyle ödüle layık görüldü.İstanbul’da düzenlenen törende Akçiğit ödülünü, Koç Üniversitesi Rektörü Prof.
Dr.
Metin Sitti ve Koç Holding A.Ş.
Şeref Başkanı ve Yönetim Kurulu Üyesi Rahmi M.
Koç’un elinden aldı. 2020 yılından beri Chicago Üniversitesi Ekonomi Bölümü’nde göre yapan Prof.
Dr.
Ufuk Akçiğit, törende yaptığı sunumda atılım yapmak isteyen ülkelerin temel bilimlere yatırım yapması gerektiğini söyledi.
Her başarılı ülkenin güçlü üniversitelerinin bulunduğunu dile getiren Akçiğit, “Başaran ülkelerde hiçbir zaman zayıf üniversiteler görmüyorsunuz” dedi.“Sermaye geliyor ama verimsiz kullanılıyor”Sahneye tavuk şeklindeki yumurtalık ile çıkan Akçiğit, “Bu benim ilk maaşım.
Yedi yaşında pazarda çalışırken, züccaciye, patates satarken usta, herhalde o yaştaki çocuğa para vermek istemediği için ilk maaşım olarak iki yumurtalık vermişti.
Yaratıcı yıkımı semt pazarında gözlemliyorsunuz.Ürünlere talep değiştikçe bazı pazarcılar kepenk kapatıyor, yenileri geliyor.
Alışverişe gelenler; sabah, öğlen, akşam gelenler arasında inanılmaz bir fark var.
Satıcı ‘Tarkan da bundan aldı’ diyor, ‘Patates Niğde’den’ diyor.
Alman arabası derken bugün elektrikli araba Çin’den geliyor.
Eskiden annemin diktiği önlük vardı şimdi kravat ve takım elbise ile bu pazarı inceliyorum.
Ülkeler neden yaratıcı yıkımı kullanmıyorlar, diye baktık.Teoriler geliştirdik.
Farklı farklı ülkelerin Amerika’ya göre gelir düzeylerine baktığımızda orta gelirli 108 ülke; Türkiye de bunların arasında, Çin’i çıkarınca orta gelirli ülkelerde ileriye doğru gidiş yok.
Neden?
Ülkeler ABD’nin kişi başına gelirinin yüzde 20 bandına gelince yavaşlıyorlar.
Sermaye mi gelmiyor?
Hayır.
Kişi başına sermaye ABD’ye göre yüzde 70.
Ama gelir yüzde 20!
Sermayenin verimli kullanılamaması söz konusu” ifadelerini kullandı.“Verimsiz şirketlerle vedalaşamıyoruz”Verimlilik soyut kaldığı için altyapı yatırımları ile açığın kapatılmaya çalışıldığını fakat nedeninin yüksek katma değer eksikliği olduğunu belirten Prof.
Dr.
Akçiğit, “Yavaşlama özgürlüklerin kısıtlı olduğu ülkelerde daha hızlı oluyor.
Ekonomik özgürlükler olmazsa girişimci yaratmazsınız; o olmayınca da gelişme olmuyor.
Verimsiz şirketlere ekonomiler güle güle diyemiyor, kaynaklar verimsiz kullanılıyor.
Akademi ile politika yapıcılar arasında diyalog eksikliği var.
En doğruları bilsek bile aksiyona geçme de sıkıntı yaşanıyor” diye konuştu.Beyaz Saray’da sunum yaptı tehlikeyi anlattıOrta gelirli ülkelerden ayrışan Çin’e dikkat çeken Akçiğit, “Çin’deki gelişme sistematik bir şekilde olmuş.
Kamu, KİT’ler ve laboratuvarların Ar-Ge harcamalarını artırarak önce yeteneğini oluşturmuş.
Daha sonra, örneğin elektrikli araçlarda, önce okul araçlarını elektrikli yapmış ve bariyerleri yıkmış ardından tüketim teşvikleri ile marketi oluşturuyor ve sonra uluslararası pazara açılıyor” bilgilerini verdi.ABD ekonomisindeki duruma da değinen Akçiğit, “Amerikan ekonomisine bakınca firmaların yüzde 80’i, 9’dan az işçi çalıştırıyor.
Küçük firmalar her ekonomide bir ailedeki küçük çocuk gibidir ve hava soğuyunca ilk hasta olanlardır.
Washington’daki politika yapıcılar bunların sorunlarını çabuk görmüyor, gördüğünde firmalar kapanmış oluyor.Küçük işletmelerin nabzını tutan bir sistem kurduk.
Verilere bakınca ABD’deki küçük işletmeler kendilerini banka üzerinden finanse etmek yerine kredi kartları ile finanse etmeye başlamışlar ve kredi kartı ile işletmeyi finanse etmek en kötü fikir.
Sadece kredi kartı yükü değil ödeyememeye de başlamışlar.
Küçük işletmelerin istihdamı Mart 2022’de faizler artmaya başladığında azaldı.
Beyaz Saray’da bu sonuçları paylaştık” dedi.Yapay zekâ maaşları uçurdu akademi yaya kaldıYapay zekânın şirketlerle bir hizmet olarak sunulmasıyla birlikte bunun yarattığı etkilere değinen Prof.
Dr.
Akçiğit, şunları anlattı: “Yapay zekâ çok hızlı geliyor ama ülkelerin ne yapması gerektiği konusunda bir reçete yok.
Amerika’daki üniversitelerde yapay zekâ alanında çalışarak makale üreten bilim insanlarının maaşlarını inceledik.En yüksek maaş alan yüzde 1’lik kesimin maaşı son 20 yılda 300 bin dolardan 390 bin dolara çıkmış.
Benzer araştırmacılar endüstride çalışsalar 2010’a kadar 590 bin dolar olan maaşları şimdilerde 2 milyon dolara çıkıyor.
Bu makasın açılması üniversitelerin endüstri ile rekabet edemeyecek hale geldiğini gösteriyor.
Akademiden endüstriye çok hızlı geçiş var.
Akademisyenler bilgi teknolojileri firmalarına gidiyorlar.
Özellikle gençler akademiden uzaklaşmaya başlamışlar.
Bugünlerde ‘Bunda çekinecek ne var?Yapay zekâyı bu firmalar götürüyor’ denebilir ama bu buzdağının ucuna bakmak olur.
Sanki yapay zekâ dün icat edilmiş gibi bugün ilkbaharı yaşıyorsak bunun kışı da vardı.
Bugün yapay zekâ anlatan herkes Alan Turing 1950 diye söze başlıyor.
Bugüne kadar üniversiteler bunu sırtında taşıdı.
Kamunun desteği ile yapıldı.
Bilimin rolü çok önemli.
Sadece haberlerde bilgi alarak olayın temelini kaçırmamak gerekiyor.
Atılım yapmak isteyen her ülkenin temel bilime ihtiyacı var.”Nobelli akademisyenlerle çalıştıProf.
Dr.
Ufuk Akçiğit, yenilik, girişimcilik ve ekonomik büyüme alanlarını birleştiren araştırmalarıyla öne çıkıyor.
Büyük ölçekli firma verilerini ve makroekonomik modelleri kullanarak, fikirlerin ve politika tercihlerinin uzun vadeli refah üzerindeki etkilerini inceliyor.IMF, Dünya Bankası ve OECD gibi uluslararası kurumlara büyüme stratejileri konusunda danışmanlık yapan Akçiğit, üretkenlik, inovasyon ve kapsayıcı kalkınma konularında hem küresel hem ulusal düzeyde öncü bir bilim insanı olarak çalışmalarını sürdürüyor.
Akçiğit’in, Nobel Ekonomi Ödülü sahibi Prof.
Dr.
Daron Acemoğlu ve Prof.
Dr.
Philippe Aghion ile de çalışmaları bulunuyor.
Akçiğit’in “Yaratıcı Yıkım Ekonomisi” kitabı Türkçe’ye de çevrildi.