Haber Detayı

İran'ın dengeleri değiştiren kozu! Yeraltında saklandı
Dünya internethaber.com
14/04/2026 09:22 (3 gün önce)

İran'ın dengeleri değiştiren kozu! Yeraltında saklandı

ABD ve İsrail’in haftalar süren hava saldırıları İran’ın nükleer programını hedef aldı; ancak ortaya çıkan tablo, krizin sona ermekten çok daha karmaşık bir aşamaya evrildiğini gösteriyor. Yetkililer ve uzmanlara göre saldırılar Tahran’ın nükleer altyapısına ciddi zarar verirken, İran’ın nükleer silah üretimi için kritik öneme sahip unsurların önemli bir bölümünü koruduğu değerlendiriliyor.

Ortadoğu’da tansiyonu zirveye taşıyan son gelişmeler, İran’ın nükleer dosyasını yalnızca askeri değil, stratejik ve diplomatik açıdan da yeniden dünyanın en kritik gündem maddelerinden biri haline getirdi.

ABD ve İsrail’in haftalar boyunca sürdürdüğü yoğun hava saldırılarıyla İran’ın Fordow, Natanz ve İsfahan başta olmak üzere kilit nükleer merkezlerine ağır darbeler indirildiği belirtilse de, ortaya çıkan tablo bu operasyonların krizi bitirmek yerine daha derin, daha belirsiz ve daha tehlikeli bir safhaya taşıdığını gösteriyor.

Çünkü uzmanların dikkat çektiği asıl nokta, vurulan tesislerden çok, yer altında korunmuş olabilecek stoklar, gizli yürütülen kapasite ve Tahran’ın elinde tuttuğu düşünülen imkanlar...

İşte uzmanlara göre İran'ın gizli kozu.

Bu tablonun yansıması, sahadaki gelişmelerle paralel ilerleyen diplomatik temaslarda da açık şekilde görüldü.

ABD ile İran arasında yürütülen diplomatik temaslar, Pakistan’ın başkenti İslamabad’da gerçekleştirilen uzun soluklu görüşmelerle devam etti.

ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, iki taraf arasında yaklaşık 21 saat süren müzakerelerin anlaşma olmadan sona erdiğini açıkladı.Vance, görüşmelerin başarısızlıkla sonuçlanmasının temel nedeninin İran’ın nükleer programına ilişkin tutumu olduğunu belirterek, “Basit gerçek şu ki, nükleer silah edinmeye çalışmayacaklarına ve bu hedefe hızla ulaşmalarını sağlayacak araçları aramayacaklarına dair net bir taahhüt görmemiz gerekiyor” ifadelerini kullandı.

İran tarafı ise müzakerelerin çökmesini Washington yönetiminin “aşırı taleplerinden geri adım atmamasına” bağladı.

Tahran, nükleer faaliyetlerinin barışçıl amaçlı olduğunu savunmayı sürdürürken, ABD’nin taleplerini egemenlik ihlali olarak nitelendiriyor.

TAMAMEN ORTADAN KALDIRILMADI ABD’nin önceki dönemde gerçekleştirdiği askeri operasyonlarda ise Fordow ve Natanz’daki yer altı zenginleştirme tesisleri ağır hasar aldı.

Bu saldırılarda, özellikle sığınak delici Massive Ordnance Penetrator (GBU-57A/B MOP) bombalarının kullanıldığı bildirildi.

Ayrıca İsfahan’daki nükleer altyapı, Tomahawk füzeleriyle hedef alındı.

Ancak tüm bu operasyonlara rağmen, uzmanlara göre İran’ın nükleer kapasitesi tamamen ortadan kaldırılmış değil.

YER ALTI TÜNELLERİNDE SAKLANDI Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı verilerine göre İran, yaklaşık 450 kilogram seviyesinde, silah üretimine yakın derecede zenginleştirilmiş uranyum stokunu elinde bulunduruyor.

Bu miktarın yaklaşık yarısının, İsfahan’daki nükleer tesisin derinliklerinde yer alan tünellerde saklandığı belirtiliyor.Uzmanlar, bu stokun korunmuş olmasının ABD açısından en büyük stratejik sorunlardan biri olduğuna dikkat çekiyor.

Çünkü bu miktarda zenginleştirilmiş uranyum, kısa sürede nükleer silah üretimine dönüştürülebilecek kapasite anlamına geliyor.

Eski Beyaz Saray yetkililerinden Eric Brewer, İran’ın bu tür stratejik materyalleri kolayca teslim etmeyeceğini belirterek, “Tahran, bu stoklar konusunda geçmişte talep ettiğinden daha yüksek tavizler isteyecektir” değerlendirmesinde bulundu. "NÜKLEER BAŞLIK ÜRETEBİLECEK HAMMADDEYE SAHİP" Konuyu İran Araştırmaları Merkezi (İRAM) araştırmacılarından Oral Toğa’ya danıştığımda “Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu’nun Şubat 2026 tarihli raporuna göre, İran’ın 13 Haziran 2025 itibarıyla toplam zenginleştirilmiş uranyum stoku 9.874,9 kilogramdı; bunun 450 kilogramı yüzde 60 oranında zenginleştirilmiş uranyum hekzaflorür formundaydı.

Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu Genel Direktörü Grossi’ye göre bu stokun en az yarısı, yani yaklaşık 220 kilogramı, İsfahan nükleer kompleksindeki yeraltı tünel sisteminde depolanıyor” ifadelerini kullandı ve şöyle devam etti:-- Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu’nun tanımına göre ‘anlamlı miktar’, bir nükleer patlayıcı yapılması ihtimalinin dışlanamayacağı eşik miktarı demek.

Yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyum için bu eşik ise 25 kilogram U-235.

İran’ın yüzde 60’lık stoku, yüzde 90’a yükseltildiğinde yaklaşık dokuz nükleer silaha yetecek fisil materyal sağlayabilecek kapasitede.

Dolayısıyla bu miktar, İran’ın birden fazla nükleer başlık üretebilecek hammaddeye sahip olduğu anlamına gelir.-- Ancak silah üretimi sadece yeterli miktarda silah sınıfı uranyuma sahip olmakla sınırlı değil; metalik forma dönüşüm, başlık tasarımı ve minyatürizasyon gibi aşamalar da gerekli.

Mevcut veriler, İran’ın bu teknik adımları tamamladığına dair doğrudan bir kanıt sunmuyor.

URANYIM TARTIŞMASI İran, uranyum zenginleştirme faaliyetlerinden tamamen vazgeçmeyi reddederken, bu faaliyetlerin barışçıl enerji üretimi kapsamında olduğunu savunuyor.

ABD’nin özel temsilcisi Steve Witkoff ise İran’ın güven vermesi için yerli zenginleştirmeyi sonlandırması ve dış kaynaklardan yakıt temin etmesi gerektiğini dile getirmişti.

Şubat ayında yapılan görüşmelerde İran’ın, yüzde 60 seviyesinde zenginleştirilmiş uranyumu yüzde 20 seviyesine düşürmeyi teklif ettiği öne sürüldü.

Analistlere göre;  * Yüzde 60 zenginleştirilmiş uranyum: Silah seviyesine yaklaşık bir haftada ulaşabilir.  * Yüzde 20 zenginleştirilmiş uranyum: Birkaç hafta gerektirir.

YER ALTINDAKİ GİZLİ TESİSLERUzmanlar, İran’ın nükleer kapasitesinin en kritik bölümünün yer altındaki derin ve güçlendirilmiş tesislerde bulunduğunu belirtiyor.

Özellikle Natanz yakınlarındaki ‘Kazma Dağı’ bölgesinde yer alan kompleks ve İsfahan’daki tünel sistemi bu kapsamda öne çıkıyor.

Bu tesislerin, ABD’nin en güçlü sığınak delici mühimmatlarına karşı dahi yüksek direnç gösterebilecek şekilde inşa edildiği ifade ediliyor.

NÜKLEER FAALİYETLER YAKINDAN İZLENİYOR ABD’li yetkililer, mevcut durumda İran’ın yeni uranyum zenginleştirme faaliyetleri yürüttüğüne dair somut bir bulgu olmadığını belirtiyor.

Ayrıca, mevcut bölünebilir materyalin uydu sistemleri aracılığıyla izlendiği ifade ediliyor.

ABD ve Birleşmiş Milletler’e bağlı denetim mekanizmaları ise son saldırılardan bu yana İran’ın yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyum stoklarını başka bir noktaya taşıdığına dair herhangi bir işaret bulunmadığını bildiriyor.

İlgili Sitenin Haberleri