Haber Detayı
Bakan Fidan'dan ABD-İran Savaşı Açıklaması: 'Taraflarla Her Gün Görüşüyoruz'
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, ABD-İsrail-İran savaşı'yla ilgili, taraflarla hemen hemen her gün görüştüklerini belirterek, "Geldiğimiz noktada en başta iki haftalık ateşkesi memnuniyetle karşıladığımızı söylemiştik" dedi.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İngiltere'de 2 günlük temaslarını tamamlamasının ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Bakan Fidan'ın açıklamasından öne çıkan başlıklar şöyle:* Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, İngiltere’de iktidara gelen hükümetlerin hemen hemen hepsi de aynı politikayı takip etti.
İki ülke arasında stratejik diyalog ve stratejik alanlarda iş birliği giderek artan bir ivme kazandı, birçok alanda somutlaşmaya başladı.
Dolayısıyla biz, bu somutlaşmayı artık yapısal bir mekanizmaya dönüştürmenin gerekliliğine kani olduk ve Stratejik Ortaklık Çerçeve Belgesi hazırlandı.
İki taraf arasındaki müzakerelerin ardından çok şükür dün bunu imzaladık.
Bu, iki ülke arasındaki ilişkilerin geldiği nokta itibarıyla gerçekten önemli bir aşama. * Dışişleri Bakanı ve ekibiyle yapılan yoğun görüşmelerin ardından Avam Kamarası’ndan milletvekilleriyle bir araya geldik.
Görüşmek isteyen Lordlar Kamarası üyeleriyle de buluştuk.
Özellikle iki ülke arasındaki siyasi ilişkiler, İran savaşı başta olmak üzere yürüyen müzakereler, Rusya-Ukrayna savaşı, Avrupa güvenliği ve stratejik alanlardaki iş birliği konularını uzun uzun ele aldık.NİHAİ ANLAŞMA VURGUSU* (ABD-İsrail-İran Savaşı) Geldiğimiz noktada en başta iki haftalık ateşkesi memnuniyetle karşıladığımızı söylemiştik.
Ancak bunun nihai bir anlaşmaya gitmek için yeterli olmayacağını da o zaman ifade etmiştik.
Gerçekten daha fazla süreye ihtiyaç vardı.
Geçtiğimiz hafta başı itibarıyla bu süre uzatıldı.
Şimdi inanıyorum ki yarın yeniden başlayacak görüşmelerle, özellikle nükleer dosyada tıkanmış bir iki konu aşılabilir.
Bu konuda taraflara elimizden geldiğince olumlu katkı ve telkin vermeye çalışıyoruz.
Bu olursa, Hürmüz Boğazı ile ilgili sıkıntının da ortadan kalkması mümkün olacak.HÜRMÜZ BAŞLIĞI* Hürmüz Boğazı konusunda bizim gördüğümüz iki hareket tarzı var.
Birincisi; anlaşma yoluyla eski statükoya dönülmesi, boğazın açılması ve serbest ticaretin herhangi bir geçiş ücreti olmaksızın yeniden başlaması.
Bu, şu anda yürüyen müzakerelerle çözülmesi gereken yol.
İkinci seçenekse müzakereler sonuç vermezse, savaş devam ederse ya da başka türden sıkıntılar ortaya çıkarsa Hürmüz Boğazı’ndaki problemli alanların nasıl çözüleceği.
Bu problemli alanı tanımlamak farklı bir konsept ve bunun bizim dış politikamıza uyan yönleri de var, uymayan yönleri de var.
Bu konuda Cumhurbaşkanımız net.
Eğer İran ile Amerikalılar kendi aralarında bir anlaşmaya varır, barış sağlanırsa, kurulacak bir koalisyon teknik iş yapmak, mayınları temizlemek için giderse burada bir sıkıntı yok.
Bu konuda Milli Savunma Bakanlığımız Cumhurbaşkanımız tarafından talimatlandırılmış durumda.
Ancak kurulacak bir koalisyonun, Allah korusun yeniden başlaması muhtemel bir savaşta taraflardan biri gibi konumlanması söz konusu olursa, burada bizim hassasiyetlerimiz var ve farklı bir pozisyondayız.
Bunu ortaklarımız da çok iyi anlıyor.
Şu anda ana odak noktası biraz daha mayınların temizlenmesi.
Çünkü mayın temizliği temel insani bir mesele; herkesin hizmetine olan, savaşta taraf tutmakla ilgili olmayan bir konu.
Bu nedenle bir anlaşma sonrasında böyle bir yaklaşıma sıcak bakabiliriz.