Haber Detayı

40. Uluslararası Ankara Müzik Festivali kapanış konseriyle sona erdi
Kültür - sanat nefes.com.tr
01/05/2026 13:39 (19 saat önce)

40. Uluslararası Ankara Müzik Festivali kapanış konseriyle sona erdi

40. Uluslararası Ankara Müzik Festivali, Cem’i Can Deliorman yönetimindeki Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası (CSO) konseri ile sona erdi. Konserde Erberk Eryılmaz’ın ‘Vur, Çek, Üfle, Bas, Dans Et’ ve Onur Türkmenoğlu’nun ‘Nedir?’ isimli eserlerinin dünya prömiyeri yapıldı. Konserde ayrıca Fransız arp sanatçısı Marie-Pierre Langlamet'in solistliğinde Joaquin Rodrigo’nun gitar konçertosu seslendirildi.

HAŞİM KILIÇ / NEFESŞef Cem’i Can Deliorman yönetimindeki CSO, konserin ilk yarısında Fransız arp sanatçısı Marie-Pierre Langlamet’in solistliğinde Joaquin Rodrigo’nun gitar konçertosunu seslendirdi.

Konserin ilk bölümünde ayrıca CSO’nun 200. kuruluş yılına özel olarak bestelenen Erberk Eryılmaz imzalı ‘Vur, Çek, Üfle, Bas, Dans Et’ adlı eserin dünya prömiyeri yapıldı.

Besteci Eryılmaz’ın klavye, Ceren Türkmenoğlu’nun keman, Buğra Kutbay’ın üflemeli çalgılar, Ramazan Konak’ın davulda yer aldığı eserde; Çukurova, Orta Anadolu, Trakya, Balkanlar ve Macaristan ezgileri bir araya geldi.KUTLAMA MÜZİĞİEserine ilişkin konuşan Erberk Eryılmaz, eseri Bartók'un 1936'da Türkiye'ye gelişinin anısına yazdığını belirtti.

Eryılmaz, esere ilişkin şunları söyledi: “Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestramızın 200. yılı, Uluslararası Ankara Müzik Festivalimizin 40. yılı.

Bu müthiş tarihleri kutlamak için Anadolu geleneğinde olduğu gibi davul zurna olması gerekiyordu.

Bu bir kutlama müziği, bu güzel tarihlerin kutlama müziği” dedi.GÜZEL MÜZİK EVRENSELDİREserin çıkış noktasına da değinen Eryılmaz, “90 yıl önce Bela Bartók ülkemize geleneksel müziğimizi keşfetmek, araştırmak için gelmişti.

Bu müzikte de hedefim onunla beraber bir yolculuğa çıkar gibi Osmaniye'den Macaristan'a gitmek ve yeni müzikleri onunla paylaşmak.

Müthiş halk oyunlarını, türkülerimizi paylaşmak istediğim bir dramaya dönüştürmek istedim.

Müzik sıklıkla kategorize ediliyor.

İnsanları sosyal sınıflara ayırıyor.

Ben buna inanmıyorum tabii ki.

Güzel müzik her zaman evrenseldir” ifadelerini kullandı.Konserin ikinci yarısında ise şef Burak Onur Erdem yönetimindeki Devlet Çoksesli Korosu ile CSO birlikte sahne aldı.

Programda Antonin Dvorak’ın 8 numaralı ‘Slav Dansı’ seslendirilirken, Onur Türkmenoğlu’nun ‘Nedir?’ adlı eseri de dünya prömiyerini yaptı.

Soprano Görken Ezgi Yıldırım da prömiyerde solist olarak sahne aldı.ÜÇ METİNDEN OLUŞAN BESTEEserinin temelini klasik metinlerin oluşturduğunu belirten Onur Türkmenoğlu, “Eseri metinler üzerine şekillendirdim.

Üç tane metin var.

Klasik metinler kullandım.

Birincisi Fuzuli'nin, Leyla ile Mecnun'un gazeli.

İkinci bölümde Goethe’nin ‘Eins und alles’ diye bir şiir var.

Üçüncü bölümde de Yunus Emre'den ‘Ben Bir Acep ile Geldim’ var.

Burada üç şiiri bir araya getiren şey, insanın varoluş sorunsallarıyla doğanın kendiliğindenliği arasındaki diyalektik çekişme.

Aslında üç şiir de yüce olanın ne olduğunu kavrayabilmek ve yüce olanın her yerde olduğunu anlatıyor.

Fuzuli'de bir yabancılaşma var.

Yunus Emre'de dünyaya karşı bir yabancılaşma var.

Bu yabancılaşma aslında bu diyalektiğin ne kadar insan doğasıyla çeliştiği ile ilgili.

Bu üç şiiri bir araya getirmek benim için önemli.

Çünkü insanın sadece kendine odaklanıp kibirle yaşamasından çok çevresi ve oradan çıkacak bir yücelik anlayışıyla kucaklaşabilmesini izleyicilere aktarmaya çalıştım” ifadelerini kullandı.

İlgili Sitenin Haberleri