Haber Detayı

İstanbul halka açılıyor!
Dünya+ dunya.com
08/05/2026 00:00 (6 saat önce)

İstanbul halka açılıyor!

Mimarlığı meslek çevrelerinin ötesine taşıyarak kamuyla buluşturmak ve toplumsal farkındalığı artırmak amacıyla 1992 yılında Londra’da doğan Open House Worldwide ağı, bu yıl bir festival kapsamında İstanbul’a taşındı. İstanbul’un sokaklarını, binalarını ve hikayelerini daha yakından tanımak isteyen herkese kapılarını açan Open House İstanbul Festivali 10 Mayıs’a kadar devam edecek.

Meltem KERRARmeltemkerrar@gmail.comİstanbul dün yepyeni bir fes­tivale merhaba dedi.

İstan­bul’un sokaklarını, binalarını ve hikayelerini daha yakından ta­nımak isteyen herkese kapılarını açan Open House İstanbul Festi­vali, her yıl bir hafta sonu boyun­ca; mimari nitelikleri kadar kültü­rel, sosyal ve kentsel önemleriyle öne çıkan, çoğu zaman kamunun erişimine kapalı olan yapıları ve özel mekanları ziyarete açacak.

Festival, yalnızca yapıları gezme­ye değil, karşılaşmaya ve mimar­lık ile kent yaşamı üzerine düşün­meye alan yaratmayı amaçlıyor. 1992 yılında Londra’da doğan ve dünya çapında 50’den fazla ülke­de etkinlikler düzenleyen Open House Worldwide ağının bir par­çası olan festival, her yıl Barce­lona, Helsinki, Roma, Melbourne ve New York gibi dünya şehirle­rinde Open House hafta sonları bu küresel ağın bir parçası olarak hayat buluyor.

Mimarlığı yalnız­ca profesyonellere değil, herkes için erişilebilir yapmayı amaçla­yan ve İstanbul’un farklı katman­larını keşfetmeye, şehri yeniden okumaya davet eden etkinlik, üc­retsiz olarak düzenleniyor.

Aley­na Alan, Begüm Bayraktar, Çiğ­dem Eren, Dila Kabakcı, Melda Osmanoğlu ve Nişvan Kabakcı ta­rafından kurulan Open House İs­tanbul, Mimarlık Eğitim Derneği desteği ve Jotun ana sponsorlu­ğunda hayata geçiriliyor.Bir hafıza yolculuğu Festival kapsamında Beyoğ­lu ve Adalar ilçelerindeki 50’den fazla yapı, özel olarak kurgulanan rotalar, anlatımlı geziler, atölyeler ve söyleşiler eşliğinde ziyaret edi­lebilecek.

Program; eğitim yapıla­rından pasajlara, eski apartman­lardan çağdaş sanat mekanlarına, mimarlık ofislerinden atölyelere uzanan geniş bir seçkiyle kentin farklı dönemlerini aynı anda oku­maya olanak tanıyor.Beyoğlu rotasında İTÜ Taşkış­la gibi akademik yapılar; Sant’An­tonio Kilisesi ve konutları gibi di­ni ve sivil mimari örnekleri; Mı­sır Apartmanı, Neşe Apartmanı, Arif Paşa Apartmanı, Çam Palas ve Haliç Apartmanı gibi konut yapıları; Markiz Pastanesi gibi sosyal yaşam mekanları öne çı­kıyor.

Aynı hat üzerinde Taban­lıoğlu Mimarlık, Teğet Mimarlık, DS Mimarlık, Piknik Works, Han of Design, Atelye70, SO?

Mimar­lık ve Fikriyat ile House of Geo gi­bi ofisler; İsmet Doğan ve Ekrem Yalçındağ atölyeleriyle birlikte mimarlığın, tasarımın ve sanat üretiminin güncel çalışma alan­larını doğrudan deneyimleme olanağı sunuyor.

Galata, Karaköy ve Şişhane hattında Tütün Depo­su, Postane, Eski Külah Fabrikası, St.

Benoît Lisesi, Performistan­bul, Metrohan ve Beyoğlu Bele­diyesi gibi yapılar; üretim, eğitim, çağdaş sanat ve kamusal hayatın kent içindeki yerini görünür kılı­yor.

Bu seçki, konut, ofis ve kamu­sal mekânların zaman içindeki iş­lev değişimlerini de birlikte oku­maya davet ediyor.Pasajdan apartmana: Anlatımlı rotalar Festivalin tematik rotaları, yal­nızca yapılara girmeyi değil; kenti yürüyerek, dinleyerek, iz sürerek ve kimi zaman da üreterek keşfet­meyi öneriyor.

Programın öne çı­kan içeriklerinden Jotun Rotası: Beyoğlu Pasajları, Cem Sorguç eş­liğinde gerçekleşiyor.

Tünel Ge­çidi’nden Suriye Pasajı’na, Pinto Fresko Pasajı’ndan Olivya Geçi­di’ne, Çiçek Pasajı’ndan Cercle d’Orient ve Afrika Pasajı’na uza­nan yürüyüş; Beyoğlu’nun giz­li geçitlerini, ara mekânlarını ve gündelik hayatla iç içe geçmiş pa­saj kültürünü kentin görünmeyen hafızası olarak ele alıyor.Markiz Pastanesi anlatımın­da Turan Farajova, uzun süredir kapalı olan Markiz’in katman­lı tarihini ve Beyoğlu’nun sosyal yaşamındaki yerini aktarırken; Metrohan’da Doğu Kaptan, yapı­nın yeniden işlevlendirme süre­cini ve çağdaş kamusal kullanıma açılışını anlatıyor.

Postane ekibi­nin anlatımı ise eski bir postane yapısının çok işlevli bir kamusal mekâna dönüşümünü katılımcı­larla birlikte yapı içinde izliyor.

Adalar’da mimari ve yaşam kültürü Programın Adalar ayağı, İstanbul’un daha sakin, zamana yayılan mimari mirasını odağına alıyor.

Splendid Palace Hotel, Anadolu Kulübü, Taş Mektep, Büyükada Rum Yetimhanesi, Mizzi Köşkü, Zavaro Yalısı ve Ester Gidon Apartmanı gibi yapılar, yalnızca mimari değil, aynı zamanda sosyal tarih ve yaşam kültürü açısından da önemli referans noktaları sunuyor.Nilay Özlü ve Zafer Akay eşliğinde gerçekleşen Büyükada Keşif Yürüyüşü, Büyükada İskelesi’nden başlayarak Splendid Palas, Anadolu Kulübü, Çankaya Meydanı, Mizzi Köşkü, Fabiato Köşkü, Seferoğlu Köşkü, Derviş Villası ve Sadıkoğlu Villası hattında Nizam bölgesini keşfe açıyor.

Urban Sketchers İstanbul iş birliğiyle düzenlenen Büyükada Eskiz Rotası ise adayı çizim üzerinden deneyimlemeye davet ediyor; iskeleden başlayıp Anadolu Kulübü ve Taş Mektep duraklarıyla ilerleyen yürüyüş, kolektif eskiz ve paylaşım oturumuyla tamamlanıyor.

İlgili Sitenin Haberleri