Haber Detayı
Mahfi Eğilmez’den dikkat çeken itiraf: Düşündüklerimi yazarak taşıdığım yükü hafifletiyorum
Mahfi Eğilmez, sosyal medyada değerli bulduğu görüşleri daha geniş kitlelere ulaştırmak için paylaştığını belirtirken, ekonomiye ilişkin değerlendirmelerini ise “içine atmamak” için yazdığını söyledi.
Ünlü iktisatçı Mahfi Eğilmez, “Midas Dokunuşu ve Eşek Kulakları” başlıklı yazısında, sosyal medyada beğendiği görüşleri paylaşmasının nedenini açıklarken, diğer yandan da ekonomiye yönelik değerlendirmeleri için uygulanmasa da “Düşündüklerimi yazarak taşıdığım yükü hafifletmeye çalışıyorum” dedi.
İşte, Eğilmez’in o yazısı: "Midas, Frigya’nın başkenti Gordion’da (bugünkü Polatlı) M.Ö. 8’inci yüzyılda yaşamış, hakkında anlatılan efsanelerle ün kazanmış Frigya kralıdır.
Onu ölümsüzleştiren iki büyük efsane vardır: “Dokunduğu her şeyi altına dönüştürmesi” ve “kulaklarının eşek kulağına dönüşmesi.” Yunan mitolojisine göre şarap tanrısı Dionisos’un izleyicilerinden biri olan yarı insan yarı teke görünümündeki bir satir, Frigya’da gezerken Midas’ın gül bahçesinde uyuyakalır.
Midas onu bulur, sarayında on gün boyunca ağırlar ve büyük bir konukseverlik gösterir.
Durumu öğrenen Dionisos, bu iyiliğin karşılığında Midas’a bir dilek hakkı verir.
Midas’ın dileği, dokunduğu her şeyin altına dönüşmesidir. “Midas dokunuşu” Başlangıçta büyük bir nimet gibi görünen bu güç kısa sürede bir felakete dönüşür: Yemek yiyemez, su içemez hale gelir.
Sonunda dayanamayarak Dionisos’tan bu gücü geri almasını ister.
Dionisos da ona Paktalos Irmağı’nda yıkanmasını söyler.
Midas nehirde yıkanınca bu uğursuz yetenekten kurtulur.
Rivayete göre ırmaktaki altın parçacıkları da bu olaydan kalmıştır.
Bazen “başkalarının yazdıklarını niçin paylaşıyorsun” diye soranlar oluyor.
Benim X’te 2 milyona yakın takipçim var.
Zaman zaman, yazdıkları benden daha az kişiye ulaşabilen ama çok değerli bulduğum yorumları ve yazıları paylaşıyorum.
Böylece onların düşüncelerinin daha geniş bir okur kitlesine ulaşmasına yardımcı olmaya çalışıyorum.
Bir arkadaşım bu paylaşımlarıma “Midas dokunuşu” adını taktı.
Ortaya çıkan sır Midas’la ilgili ikinci efsaneye göre müzik, sanat ve şiirin tanrısı Apollon ile kır tanrısı Pan, hangisinin daha iyi müzik yaptığı konusunda yarışmaya karar verir.
Yarışmanın jürisinde Kral Midas da vardır.
Pan, flütüyle etkileyici bir müzik çalar; ancak Apollon’un lirinden çıkan ezgiler çok daha üstün bulunur.
Jüri üyeleri Apollon’u seçerken Midas tercihini Pan’dan yana kullanır.
Apollon buna çok öfkelenir. “Müziğin güzelini ayırt edemeyen birinin kulağı olsa olsa eşek kulağı olur” diyerek Midas’ın kulaklarını eşek kulağına çevirir.
Midas bu utancı gizlemek için kulaklarını büyük bir külahın altında saklamaya başlar.
Ancak saçları uzayınca berbere gitmek zorunda kalır.
Berber, külah çıkarılınca sırrı öğrenir.
Bu sırrı kimseye söylememesi gerektiğini bilir; ama içinde tutmak da ona ağır gelir.
Sonunda gider, bir kuyuya eğilir ve: “Midas’ın kulakları eşek kulakları!” diye bağırır.
Efsaneye göre kuyu kenarındaki sazlar bu sırrı rüzgâra fısıldar ve kısa süre sonra herkes Midas’ın sırrını öğrenir. “Taşıdığım yükü hafifletmeye çalışıyorum” Bana da zaman zaman şöyle diyenler oluyor: “Hoca, yazıp çiziyorsun, gerçekleri anlatıyorsun ama seni dinlemesi gerekenler dinlemiyor.” Doğru söylüyorlar.
Ama ben bunları, gördüğüm gerçekleri içime atmamak için yazıyorum.
Berber nasıl içindeki yükten kurtulmak için gerçeği kuyuya fısıldadıysa, ben de düşündüklerimi yazarak taşıdığım yükü hafifletmeye çalışıyorum."