Haber Detayı

İHKİB Başkanı Mustafa Paşahan: Lüks markada Türkiye üretim merkezi olacak
Ekonomi dunya.com
12/05/2026 00:00 (4 saat önce)

İHKİB Başkanı Mustafa Paşahan: Lüks markada Türkiye üretim merkezi olacak

“Türkiye hazır giyimde fiyat odaklı rekabetten çıkıp, satın alınabilir lüksün üretim üssü olacak” diyen İHKİB Başkanı Mustafa Paşahan, sektörün artık markalaşma ve ikiz dönüşümle katma değerli üretime odaklandığını söyledi. Paşahan, yurt dışından marka satın almak isteyen firmalara yönelik yeni bir destek paketi açıklandığını hatırlattı.

Nurdoğan A.

ERGÜNnurdogan.arslan@dunya.comKüresel pazarlardaki da­ralma ve maliyetler yü­zünden rekabetçilik­te zorlanan ve son 3 yılda ihra­catta 4.4 milyar dolarlık kayıp veren Türkiye hazır giyim sek­törü, markalaşma için yeni bir hamle başlatıyor.

Sektör, yeni dönemde fiyat odaklı rekabet yerine markalaşma ve ikiz dö­nüşümle katma değerli üretime odaklanacak.

İstanbul Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracat­çıları Birliği (İHKİB) Başkanı Mustafa Paşahan, “Avrupa’da üretim ve tedarik zinciri kök­ten dönüşüyor.

Kullan at dev­ri kapanırken döngüsel, sürdü­rülebilir, daha uzun ömürlü ve akıllı üretim dönemi başlıyor.

Daha az adetli, daha nitelik­li ve uzun ömürlü ürünler üre­teceğiz.

Özetle satın alınabilir lüksün, hızın ve kalitenin ad­resi olacağız” dedi.

Markalaş­ma yolunda önemli bir gelişme­yi de paylaşan Paşahan, Tica­ret Bakanlığı’nın yurt dışından marka alımı yapacak firmalara yönelik yeni bir destek paketi açıkladığını hatırlattı.

Paket ki­ra, tanıtım, depo alanı gibi ko­nuları kapsıyor.

Detayların ha­ziran ayında açıklanması bek­leniyor.

Paşahan, “Bu desteğin hayata geçmesiyle yurt dışın­dan marka alımları artacak, markalaşma yolculuğumuz hızlanacak” dedi.“Bu topraklarda hazır giyim hep var olacak” Tekstille birlikte hazır giyim sektörünün son 3 yılda yaklaşık 400 bin kişilik istihdam kaybet­tiğini kaydeden Paşahan, “Bü­tün kayıplara rağmen 2025’te 12 milyar dolar cari fazla ver­dik.

Bir başka ifade ile ülkemi­ze 12 milyar dolar net döviz ka­zandırdık.

Hazır giyimin en zor yılında gösterdiği performansı sergileyen yedi sektör daha ol­saydı, Türkiye 2025’i 92 milyar dolar açık yerine dış ticaret faz­lasıyla kapatabilecekti.

Bu veri bile hazır giyim endüstrisinin Türkiye ekonomisi için öne­mini yeterince ortaya koyuyor.

Hazır giyim üretimi ve ihracatı bir ticari faaliyet olmanın öte­sinde özellikle kadınların istih­dama katılması ve tersine göç başta olmak üzere sosyal ha­yatımızda da önemli bir mis­yon üstleniyor. 81 ilimizde ve yüzlerce ilçemizde üretim ya­pıyoruz.

İstihdamımızın yüz­de 55’inden fazlasını kadınlar oluşturuyor.

Bütün bu verileri alt alta topladığımızda hazır gi­yimin ülkemizde ekonomik ve sosyal hayatın en kritik sigor­talarından biri olduğunu gö­rüyoruz.

Ancak son üç yılda o sigortanın direncinin çok faz­la aşındığını söylemek duru­mundayım” dedi.

Krizlerden çok hızlı etkilenen sektörün “en hızlı” toparlanacak sektör olduğunu da söyleyen Paşahan, “Türkiye’de bu iş bitmedi, bit­meyecek” ifadelerini kullandı.“Mevcut teşvik sistemi çözüm üretmiyor” Sektörün son üç yılda yaşa­dığı sorunların temelinde enf­lasyonla mücadele kapsamın­da uygulanan “düşük kur yük­sek faiz” politikasının yattığını söyleyen Paşahan, şöyle devam etti: “Kapsamı çok geniş olmak­la birlikte mevcut teşvik siste­miyle sorunları çözemiyoruz.

Biz doğrudan desteklerle asgari ücret maliyetinin 800-850 do­lar seviyelerine indirilmesini istiyoruz.

Halen 3 bin 500 lira olan istihdam desteği 6 bin lira­ya, bin 270 lira olan asgari ücret desteği 2 bin 500 liraya çıkarıl­malı.

Hazır giyim gibi cari fazla veren sektörlerde döviz dönü­şüm desteği yüzde 3’ten yüzde 10’a yükseltilmeli.

İhracatçının yüzde 15’in altında maliyetle fi­nansmana erişebilmesini sağ­layacak çözümler geliştirilme­li.

Türkiye geneli tüm bölgeler­de kurulu tekstil ve konfeksiyon yatırımları 3 yıl boyunca 6’ncı bölge teşviklerinden yararlan­dırılmalı, ekonomik darboğaz­dan çıkılana kadar kurulu kapa­sitelerin korunması sağlanma­lı.

Mevcut teşvik belgelerinin süresi 10 yıl uzatılmalı.

Teşvik belgeli yatırımlarda asgari üc­retin yüzde 50 fazlasına kadar ücret verilen personelin SGK primleri tam teşvik kapsamı­na alınmalı, emekli çalışan için ödenen SGK primi teşvikli yatı­rımlarda tamamen kaldırılma­lı, diğer bölgelerde yüzde 50 in­dirilmeli.”“AB ile iş birliğini güçlendirmeliyiz” Hazır giyim sektörü için kü­resel ticaretin mevcut gerçek­lerine uygun bir master plan hazırlanmasının zorunlu ol­duğunun altını çizen Mustafa Paşahan, “Başta kamu olmak üzere tüm paydaşlarla iş birli­ğini ve koordinasyonu güçlen­dirmek durumundayız.

Avrupa Birliği’nin (AB) Hindistan ve MERCOSUR ülkeleri ile imza­ladığı serbest ticaret anlaşma­larının (STA) önümüzdeki yıl­larda sektöre vereceği zararları önlemek ve hazır giyimin Ma­de in EU kapsamında kalması için ticaret diplomasisi hızlan­dırılmalı "dedi.Gültepe: İtirazımız Gümrük Birliği'nin prangalarınaTürk Hazır Giyim Endüstrisinin Dönüşüm Yolculuğu başlıklı toplantıda yaptığı konuşmada AB’nin MERCOSUR ülkeleri ve Hindistan’la yaptığı STA’ları hatırlatan Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mustafa Gültepe, “Buna itirazımız yok ama bu STA’ların 30 yıllık Gümrük Birliği anlaşmasını Türkiye için prangaya dönüştürmesine, itirazımız var.

Hindistan ve Güney Amerika menşeli ürünlerin AB üzerinden dolaylı olarak ülkemize gümrüksüz girme ihtimaline çok fazla itirazımız var.

Fiilen dondurulmuş da olsa biz, AB ile tam üyelik müzakeresi yürüten bir ülkeyiz.

Dolayısıyla yükümlülüklerimiz kadar haklarımız da bulunuyor.

Biz AB için sadece zor günlerde kapısı çalınacak bir komşu olmak yerine, karşılıklı fayda temelinde sürdürülebilir iş birliği geliştirdiğimiz stratejik ortak olmak istiyoruz” dedi.

Toplantıya katılan Uluslararası Hazır Giyim Federasyonu (IAF) Başkanı Stefano Festa Marzotto, “Üreticileri merkeze koyacak bir anlayışa ihtiyacımız var.

Üreticileri merkeze koyan ve tüm sektörün aynı yönde, ortak bir gündeme ve neyin, hangi sırayla yapılması gerektiğine dair ortak bir anlayışla, birlikte çalışmasını sağlayacak bir yaklaşıma ihtiyacımız var” dedi.

Avrupa Hazır Giyim ve Tekstil Konfederasyonu (EURATEX) Başkanı Mario Jorge Machado da “Türk şirketleri, AB düzenleyici çerçevesini engel olarak görmek yerine bu büyük pazara erişim için bir filtre şeklinde değerlendirmeli.

Erken uyum sağlayan Türk şirketleri, başkalarının erişemeyeceği şartlarda rekabet etme imkânına kavuşacaklar” ifadelerini kullandı.

İlgili Sitenin Haberleri