Haber Detayı

Dönüşümün liderliğini insan kaynakları üstleniyor
Ekonomi ekonomim.com
12/05/2026 00:00 (8 saat önce)

Dönüşümün liderliğini insan kaynakları üstleniyor

"İnsan Kaynaklarında Yeni Oyun Planı" temasıyla gerçekleştirilen 4. Nasıl Bir İK Zirvesi’nde, yapay zekâ çağında insan kaynaklarının dönüşen rolü masaya yatırıldı. Konuşmacılar, artık insan kaynaklarının yalnızca operasyon yöneten değil, şirketlerin dönüşümüne liderlik eden bir yapı haline geldiğini vurguladı. Zirvede algoritmalar ve insanın birlikte çalışacağı bir ortak akıl zemininin doğduğuna da dikkat çekildi.

FERZAN ÇAKIR EKONOMİ Gazetesi'nin PwC Türkiye ev sahipliğinde düzenlediği, Datassist, Kariyer.net, LC Waikiki ve İGA İstanbul Airport katkılarıyla düzenlenen zirvede, değişen iş dünyasında insan kaynaklarının üstlendiği yeni rol ele alındı.

Zirvede yapay zekâ ile insan odaklı dönüşümün birlikte yürütülmesi gerektiği vurgulanırken, çalışan bağlılığı, yetenek yönetimi, yeni kuşağın dönüşümü ve artan iş gücü maliyetleri öne çıkan başlıklar arasında yer aldı.

Yeni düzende insan ve AI aynı masada QNB TÜRKİYE İNSAN KAYNAKLARI GENEL MÜDÜR YARDIMCISI CENK AKINCILAR: İnsan muhakemesi belirleyici olacak Pandemiyle birlikte çalışma hayatı tamamen değişti.

Bu çağın en büyük gücü yapay zekâyı kopyalamak değil, birlikte düşünebilmek.

Biz özellikle insan odaklı teknoloji araçlarına yoğunlaşıyoruz.

Çünkü veriniz kadar güçlüsünüz.

Yapay zekâ bize işe alım, gelişim, performans ve potansiyel yönetiminde ciddi hız kazandırıyor ama kararı yine insan vermeli.

Çalışanın ne hissettiğini, duyduğu güveni, kurumla olan bağını hâlâ insanlar anlayabiliyor.

Bugün yapay zekâyı doğru kullananlar öne geçecek.

Özellikle prompt yazmayı, doğru soru sormayı bilenler avantaj sağlayacak.

Öte yandan bu algoritmaların kara kutuya dönüşmemesi gerekiyor.

Şeffaflık çok önemli.

İşe alımda, terfilerde, gelişim süreçlerinde veriyi kullanıyoruz ama etik sınırları yine insan belirliyor.

Araştırmalar operasyonel işlerin yüzde 94’ünün otomasyondan etkileneceğini söylüyor.

Ama geri kalan yüzde 6’lık alanda etik değer, sorgulama ve insan muhakemesi daha kritik hale gelecek.

VODAFONE İCRA KURULU BAŞKAN YARDIMCISI NAZLI TLABAR GÜLER: Yapay zekâ sayesinde tüm iş başvuruları eşit fırsata sahip oluyor Belirsizlik çalışan kaygısını en çok tetikleyen unsurlardan biri.

Şu anda büyük bir dönüşüm yaşanıyor ve insanların en büyük korkusu “İşim elimden alınacak mı?” sorusu.

Bu nedenle insan kaynakları liderlerinin ve tüm yöneticilerin en önemli görevi çalışanları ve becerilerini bu dönüşüme hazırlamak.

Bugün “teknoloji mi insan mı” diye tartışıyoruz ama aslında doğru olan ikisini harmanlamak.

Yapay zekâyı iş yapış biçimlerini verimli hale getirmek için bir fırsat olarak kullanmak gerekiyor.

Örneğin 20 bin iş başvurusu varsa, yapay zekâ sayesinde 20 bin kişi de sürece eşit şekilde başlayabiliyor.

Ancak kararı yine insanlar veriyor.

Biz çalışanlarımızı AI eğitim programları, hackathonlar ve psikolojik güvenlik odaklı uygulamalarla dönüşüme hazırlıyoruz.

Ancak yapay zekânın insanı nasıl dönüştüreceğini de konuşmamız gerekiyor.

Çünkü sürekli sizi onaylayan bir yapıya dönüşürse bunun psikolojik etkileri de olacaktır.

Yapay zekânın narsistik bireyler üreten bir yapıya dönüşüp dönüşmeyeceği de önümüzdeki dönemin önemli tartışma başlıklarından biri olacak.

KARİYER.NET İŞE ALIM VE İŞ GÜCÜ ÇÖZÜMLERİNDEN SORUMLU GENEL MÜDÜR YARDIMCISI NİGAH AKSAN: Yapay zekaya hızlı adapte olurken teknoloji eğitimimiz eksik kalıyor Kariyer.net olarak her ay yaklaşık 200 bin adayın sisteme giriş yaptığı ve ayda 20 ila 30 bin arasında yeni iş ilanının yayınlandığı büyük bir veri havuzunu yönetiyoruz.

AI Recruiter Agent uygulamamız sayesinde bazı işe alım süreçleri 30 dakikadan 4 dakikaya kadar düştü.

Ancak bu insan faktörünü ortadan kaldırmıyor.

Çünkü işe alım hâlâ sezgi ve insani değerlendirme gerektiriyor.

Yapay zekânın en çok etkileyeceği alanlardan biri yeni mezun pozisyonları olacak.

Ancak şirketler yeni mezun istihdamını azaltır ve yatırımdan kaçınırsa, uzun vadede çok daha büyük bir deneyimli çalışan eksikliği yaşanacak.

Bu nedenle yeni mezun istihdamı önemini sürdürüyor.

Türkiye aslında yapay zekâ kullanımında yüzde 75 seviyesiyle oldukça hızlı adapte olan bir ülke.

Ancak eğitim tarafı yalnızca yüzde 35.

Yani teknolojiyi hızlı kullanıyoruz ama eğitim kısmında ciddi eksikliklerimiz var.

İnsan kaynakları profesyonelleriyle yaptığımız araştırmalarda yapay zekanın yüzde 80 oranında çalışanlara katma değer sağlayacağı düşünülüyor.

Ancak her beş İK profesyonelinden biri yapay zekânın insan kaynağını değersizleştireceğini düşünüyor.

Bu da iş gücü piyasasındaki kaygının ve belirsizlik hissinin büyümeye devam ettiğini gösteriyor.

Şirketler artık ücret kutuplaşmasını tartışıyor SABANCI HOLDİNG İNSAN KAYNAKLARI VE SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK GRUP BAŞKANI YEŞİM ÖZLALE ÖNEN: Ücret hala önemli ama çalışanlar saygı ve anlam da istiyor İş dünyasında çalışanların beklentileri ciddi biçimde değişiyor.

Ücret hâlâ önemli ancak çalışanlar anlam, psikolojik güvenlik ve saygı da bekliyor.

Özellikle genç kuşaklar daha özgür yetişiyor.

Fikirlerini söylemek, duyulmak ve değer görmek istiyorlar.

Bu nedenle şirketlerin yalnızca maaş değil, güçlü bir güven ortamı da sunması gerekiyor.

Pandemi sonrası anlam arayışı daha da güçlendi.

Çalışanlar artık şirketin dünyaya nasıl bir katkı sunduğuna, nasıl bir liderlik anlayışı vadettiğine de bakıyor.

İnsanların kendilerini güçlü, yetkin ve değerli hissettiği şirketler, yeteneği elde tutuyor.

Bu nedenle yetenek savaşlarının merkezinde artık insan odaklı kültür yer alıyor.

DATASSİST CEO’SU UMUT ÖZBAĞCI: 4 milyon iş yapay zekâdan etkilenecek Bugün şirketlerin en büyük problemi artık hangi yeteneği aradığını bilememesi.

Hızla dönüşen bir dünyadayız.

Şirketlerin bildiği bütün ezberleri unutması gerekiyor.

Çünkü yarın hangi işin nasıl değişeceğini bilmiyoruz.

Türkiye’de toplam 16 milyon 400 bin sigortalı çalışan var.

OECD verileriyle yaptığımız çalışmaya göre 2030-2031’e kadar yaklaşık 4 milyon iş yapay zekâ dönüşümünden doğrudan etkilenecek.

Bunun yaklaşık 2 milyonu yüksek risk grubunda.

Biz artık iş gücünde ücret kutuplaşması diye bir kavramı konuşuyoruz.

Yapay zekâ çok yüksek ücretli ve çok düşük ücretli işler arasındaki farkı giderek açıyor.

Orta kısım ise giderek daralıyor.

Bu yalnızca Türkiye’nin değil dünyanın problemi olacak.

Bir diğer sorun ise yapay zekâ verimliliğinin çalışan ücretlerine henüz yansımaması.

Henry Ford bant sistemiyle üretimi artırdığında çalışan ücretlerini iki katına çıkarmıştı.

Bugün herkes AI verimliliğini konuşuyor ama ortada henüz o verimliliği çalışan refahına dönüştüren bir model göremiyoruz.

IC HOLDİNG İNSAN VE KÜLTÜR BAŞKANI NAZİRE ULUSOY: Geleceğin kazananları çalışanına aidiyet yaratan şirketler Bugün çalışan deneyimi yalnızca yan haklar veya esnek çalışma modelleriyle sınırlı değil.

Çalışanın işe girişinden liderlik ilişkilerine, gelişim imkanlarından günlük deneyimine kadar tüm sürecin uçtan uca tasarlanması gerekiyor.

Çalışanlar artık kişiselleştirilmiş deneyimler bekliyor.

Teknoloji de burada önemli bir rol oynuyor; tekrar eden işleri azaltırken çalışanlara daha nitelikli alanlar açıyor.

Ancak asıl dönüşüm kültür tarafında yaşanıyor.

Geçmişte insan kaynakları daha çok süreç ve prosedür yönetimine odaklanıyordu.

Bugün ise organizasyon kültürünü şekillendiren, güven ortamı yaratan ve dönüşümü yöneten stratejik bir role evriliyor.

Önümüzdeki dönemde kazanan şirketler; çalışanlarına yalnızca iyi bir iş değil, gelişim, anlam, güven ve aidiyet sunabilen organizasyonlar olacak.

Ulu: Dönüşümün merkezinde hâlâ insan var Zirvenin açılış konuşmasını yapan PwC Türkiye Ülke Kıdemli Ortağı Cenk Ulu, insan kaynaklarının stratejik öneminin giderek arttığını vurgulayarak, “Teknoloji değişiyor, tedarik zincirleri değişiyor, jeopolitik dengeler değişiyor ama bütün bu dönüşümlere adapte olmak zorunda olan şey insan.

Bu nedenle insan kaynaklarının rolü giderek daha kritik hale geliyor” dedi.

Güldağ: İş gücü üzerindeki vergi yükü yeniden değerlendirilmeli Açılışta konuşan EKONOMİ Gazetesi Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Güldağ insan kaynaklarının iş dünyasının “hayat damarı” haline geldiğini belirterek, iş gücü üzerindeki vergi yükünün yeni dönemin ihtiyaçlarına göre yeniden değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Yeni jenerasyonla birlikte çalışan beklentilerinin de değiştiğini ifade eden Güldağ, Türkiye’nin insan kaynağı açısından önemli bir potansiyele sahip olduğunu belirterek, “Önemli olan bu potansiyeli doğru desteklemek” dedi.

İK artık şirketlerin merkezinde İGA İNSAN KAYNAKLARI BÖLÜM BAŞKANI SELDA SEÇKİNLER: İstanbul’un nüfusu yılda altı kez İGA’dan geçiyor İGA İstanbul Airport olarak yıllık yaklaşık 90 milyon yolcuya hizmet veriyoruz.

Yani İstanbul’un nüfusu yılda yaklaşık altı kez İGA’dan geçiyor diyebiliriz.

Böyle bir operasyonun içinde insan kaynaklarının da sürekli dönüşmesi gerekiyor.

O yüzden dün öğrendiğimizi bugün unutmak zorundayız.

İnsan kaynakları belki de en çabuk uyum sağlayan rollerden biri.

Çünkü bir yandan çalışanı, bir yandan yöneticiyi, bir yandan yönetim kurulunu anlamanız gerekiyor.

Biz yapay zekâyı da organizasyonu ve çalışan deneyimini anlamak için kullanıyoruz.

Çünkü datayı toplamak tek başına bir şey ifade etmiyor.

Önemli olan o datanın bize ne söylediğini anlayabilmek.

Çalışanların geri bildirimlerini analiz edip oradan içgörü üretmeye çalışıyoruz.

Yetkinlik gelişimini de maliyet değil yatırım olarak görerek mümkün olduğunca kendi yeteneğimizi içeride yetiştirmeye çalışıyoruz.

LC WAİKİKİ İNSAN KAYNAKLARI GENEL MÜDÜRÜ BAHATTİN AYDIN: Değişim için çalışanlarla birlikte düşünmeyi tercih ediyoruz Çalıştığım şirketler arasında en zoru LC Waikiki.

Çünkü burada sürekli yenilenme, sürekli dönüşüm var.

Her şeyi hızla takip etmelisiniz.

Örneğin geçen sezon çok satan bir ürün bir sonraki sezon hiç satmayabiliyor.

Veri tek başına yetmiyor.

Organizasyonun sürekli öğrenmesi, tepki verebilmesi ve dönüşebilmesi gerekiyor.

Dünyada da çok hızlı bir değişim yaşanıyor.

O yüzden biz çalışanlarla beraber düşünmeyi tercih ediyoruz.

Yapay zekâyı karşımıza değil yanımıza alıyoruz.

Tekrarlayan işleri yapay zekâ yapsın, insanlar daha zor, daha yaratıcı ve daha stratejik işlere odaklansın.

Çünkü bu dönüşümü korkuyla değil, ortak akılla yönetmek gerektiğine inanıyoruz.

Eğer bunu doğru yönetebilirsek daha güçlü lojistik, daha doğru tahminleme, daha iyi tasarım, daha yüksek kalite ve daha güçlü bir global büyüme mümkün olabilir.

Zirveden kısa kısa...

Türkiye’de yapay zekâ adaptasyonu yüzde 75, yapay zekâ eğitimi yüzde 35. 2030-2031’e kadar 4 milyon iş yapay zekâdan etkilenecek.

Yapay zeka nedeniyle 2 milyon iş yüksek risk grubunda.

Yapay zekâ yüksek ve düşük gelir grubu arasındaki fark büyütüyor.

Orta gelir grubundaki roller daralıyor.

Operasyonel işlerin yüzde 94’ü otomasyondan etkilenecek.

Otomasyondan etkilenmeyecek yüzde 6 için etik değerler belirleyici olacak.

İlgili Sitenin Haberleri